Aya'nın Ruhu
Rüzgârın taşıdığı eski fısıltıları dinleyerek başladım bu yola…
Toprağın derinlerinde saklanan taşların hafızası, dağların gölgesinde uyuyan metaller, güneşin ve ateşin bin yıllık ritmi hepsi, ellerimin arasında yeniden hayat bulmak için bekliyordu.
Yirmi yılı aşkın bir süredir, gümüşü, bronzu, doğal taşları ve doğanın armağan ettiği her materyali kendi iç sesimle birleştiriyorum.
Her tasarım, bir zaman kapısı gibi…
Antik çağların ruhundan, unutulmuş tanrıçaların adımlarından, toprağın kadim bilgisinden bir parça taşır.
Renkler benim için sadece renk değildir.
Bir yolculuğun izi, bir duygunun yansıması, bir insanın içinden doğan sessiz bir hikâyedir.
O yüzden yaptığım her parça rengârenk tıpkı hayatın kendisi gibi.
Bir parça gökyüzü mavisi, biraz toprak kahverengisi, bazen de ateşin kızılı…
Hepsi bir araya gelip küçük bir tılsıma dönüşür.
Bu atölye benim tapınağım.
Ateşin, taşın ve sessizliğin birbirine karıştığı, zamanın yavaş aktığı bir yer.
Burada şekillenen her takı, sadece bir aksesuar değil;
bir hatıra, bir dua, bir enerji, bir yol arkadaşlığı.
Doğanın kalbinden, antik dünyanın büyüsünden ve kendi ruhumdan izler taşıyan bu tasarımlara hoş geldin..
Renklerin, taşların ve eski bilginin fısıldadığı hikâyeye …
Güncel kataloglarımızdan haberdar olun !
Düzenli olarak sizlerin tarzlarına uygun ürünlerimizin katalog paylaşımlarını yapıyoruz haberdar olmak için aşağıdaki "Abone Ol " butonuna tıklayarak sahip olabilirsiniz.